Bu başlıkta nereden çıktı demeyin. İnsanoğlu kıyaslamayı sever. Nerde olduğunu ne kadar farklı olduğunu nasıl gözüktüğünü anlamak ister. Bunu da ilk olarak parasal olarak belirler.
Farkında olmadan sessizce ve bir o kadar da uyanık(?) bir şekilde!

Evet, anladığınız üzere, sohbetimiz para üzerine fakat biraz farklı şekilde olacak. Türkiye ‘de genel olarak, “Yaşam Koçluğu”  eğitimi aldıktan sonra hangi konuda çalımla isteyeceğinizi belirleyebilirsiniz. Bu günlerde çalışılan popüler konu başlıkları; Kariyer koçluğu, Eğitim koçluğu (kariyerin başlangıç noktası olduğu için), Hiperaktivite koçluğu (keza bu Koçluk türü de Kariyer ve ilişkileri etkileyen bir eğitim ve hizmettir.), İlişkiler Koçluğu (sosyal alan, kariyer ve özel ilişkilerinizin tümünü içerir). Kısmen Sporcu Koçluğu da çalışılan başlıklar arasında İşte tam burada, Tüm bunların ve hayatın koordineli bir şekilde ilerleyebilmesi için de “PARA” ya ihtiyacımız var.

Bireyin birlikteliklerinde paraya bakış açısı önemli. Aslına bakarsanız Para da “İlişkiler Koçluğu’nun bir çeşidi, ilişkilere farklı bir bakış açısı diyebilirim.

Kişilerle para çalışırken fark edilen temel durum; paranın niteliği yerine, niceliğine odaklanmalarıdır. Bu iki durumu karıştırma, parayla direkt hayatı sınıflandırmaya sebep olur. Her ne kadar kişüer parayı “amaç mı, araç mı?” haline getirdikleri sorusunun cevabını vermeyi öğrenseler de, gerçek bunun tam tersidir. Yani para amaç haline geldiğinde; espri yapmayı, hayata gülmeyi, olumlu düşünmeyi unutabiliriz. Fazla mükemmeliyetçi olmayı, kusursuz görünmeyi, hata yapmadan yol almayı marifet olarak benimseyebiliriz. İleri gidip bizden sonraki nesillere de bu durumu aşılayabiliriz. Her ne kadar mükemmeliyetçiliğimize (ben her daim esnek olabilirim kandırmacaları ile) bilinçli olarak karşı çıksakta, gene aynı hataları bilinçsiz olarak yapmaya devam ederiz. Ben buna “bilinçsiz bilinç” diyorum. Bir çeşit uyurgezer durumu. Hem başkalarında uyanık geziyormuş algısı yaratıp, hem de bilinçsizce davranma modeli.

Genel olarak çalışmalarda; “para nedir”  ile “para size neyi ifade eder?” sorusunun cevabı da karıştırılır. İnsanların algılarının nasıl şekillendiğine birlikte tanık oluruz. Çok paralara sahip olabilirsiniz.  Başkalarını bu yüzden cazip gelebilirsiniz. Önemli olan hayatın tadını çıkarabiliyor musunuz? Har vurup harman savurmaktan bahsetmiyorum. Gerçekten paranın hakkını veriyor musunuz? Kimileri de imkânsız diye düşüneceğimiz miktarlara, yapmadıklarını bırakmazlar. Şimdi kimim parası çok ve kimin parası yok?  Kimsenin cebi sizi ilgilendirmesin(!) siz kendi yapabileceklerinize odaklanıp, yaftalamayı bırakın. Kendi değerinizi (değersizliğinizi) paraya nasıl yüklediğinize bir bakın!
Güç mü, sevgi mi, kontrol mü, korkutma aracı mı yoksa güven mi? Yâda bu saydıklarımızın dışında bir ifade mi?
Bana göre;  “Para, sevgi ve ilişkidir.” İlk önce kendimize olan sevgimizi yücelttiğimizde, iki ilişkilerimiz kendiliğinden yücelir ve gelişir.  Kendisi ile ilişki güzel olan kişi ile herkes bir arada olmak ister( ukalalık ile kendini sevmek veya narsis tanımları arasında ince sınırlar olduğunu hatırlatmak isterim). Sonuç olarak, para cebinizden giderken ve gelirken, ilişkileriniz sizin için duygusal olarak en doygun halini alıyor mu? Cevabını EVET ise, sizden zengini yok demektir. Sevginiz bol sevenleriniz daim olsun.

Pelin Narin Tekinsoy