Gazete Yazıları

SEVGİLİM “PARA”

Seni seviyorum. Belki de daha önce hiç bu kadar açık olmamıştım sana bunu ifade ederken. Ne yalan söyleyeyim epeydir söylemediğim için, biraz da utandım söylerken. Son zamanlarda beni daha iyi anladığını biliyorum. Çünkü bende seni anlıyorum. Kime gitmek, ne yapmak istediğini ve istemediğini aslında net olarak ifade ediyorsun.

Fakat arkadaşlarla (Ayşe, Ahmet, Nazlı, Murat, ben, Nergis ve diğerleri) seninle olan ilişkimizi sevgimizle koşullandırdık. Seni hep başkalarıyla ve yapacaklarımızla aramıza koyduk. Aslında sen de herkes gibi araya girmek istemiyordun. Kim ister ki! Başkalarının arasına girmeyi! Sinemaya giderken ya da tatil planları yaparken, seninle olan ilişkimizi hep hesaplamak durumunda kaldık. Başkalarına hep seni bahane ettik. Sonrada bu koşulları, kuralları yıkamadık. Seninle ilişkimizi de bozduk. “İlişkin kadar konuş!” dendiğinde; bana ne zaman gelip gittiğin, ne kadar bende kalacağın, bana ne kazandırdığın, seninle birlikte neler yapabildiğim ve yapabileceğim, aklımdan hızlıca geçen düşüncelerdi.
Seninle ne zaman tanıştığımı hatırlamıyorum. Ama seni benden ilk çaldıklarında ortaokulda bir genç kızdım. Canım çok acımıştı. Kimin ellerindeydin şimdi benden habersiz! Çok ağladım, kızdım beni terk ettiğin için. Çok aradım, bulmak istedim saklandığın yeri. Sessiz sedasız ayrılmıştın, başka ellerle aldatmıştın beni. Başkalarını ısıtıyordun. Benimse içim yanıyordu. Bir daha asla seninle bir yere gitmeyeceğime söz verdim. Ve şimdi anlıyorum, neden küçük küçük zaman aralıklarında, küçük meblağlarla beni ziyaret ettiğini. Beni üzmek, eski hatıraları canlandırmak, acıları yaşatmak istemiyordun. Bugün seni anlıyor ve her halinle kabul ediyorum. Söz veriyorum. Aramızdaki eski anıları düzeltmeye şu anda söz veriyorum. Her gün her seferinde yeniden güne başlıyoruz. Her gün değişiyor, sende değişiyorsun ama benim hala eskide takılı kaldığımı fark ediyorum. İlişkimizde, eskiye takılı kalmayacağımı kendime hatırlatmalıyım.
Her bana yeniden geldiğinde sana farkında olmadan sırt çevirmişim. Özür dilerim. Beni affet. Benimle beraberken bana nasıl bereketle geldiğini unutmuşum. Seninle neler yaptığımı, yaşadığımı es geçmişim. Tabii kendime teşekkür etmeyi de! Seni kazanmak ve benimle daha fazla birlikte olmanı sağlamak için nasıl koşuşturduğumu! Beni ziyaret ettiğinde sahip olduğum sağlığımı unutmuşum. Sağlıksız olduğumda ziyaretinin azaldığını ve hatta benden uzaklaştığını yeni fark ediyorum. Hangi sağlığım mı? Akıl sağlığım. Sana karşı olan duygu ve düşüncelerimi anladığında ve hatta emin olduğunda; belki de bunu yüzüme haykırmak istedin. Ama sessizce, olgunca ve sana yakışır bir şekilde terk ettin bulunduğun yeri, beni. Belki de bir sonraki mektupta ilişkimizin “akıl sağlığı” üzerine konuşmak isterim. En kısa zamanda, en uzun birliktelikle yeniden bir arada olmayı diliyor ve niyet ediyorum sevdiceğim. Sevgim*le. Pelin

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir