Gazete Yazıları

KORKU, GERÇEKTEN VAR MI?

Korku konusu açıldığında aklıma gelen güzel bir hikâyeyi paylaşmak istiyorum. Hikâye şöyle; “Korkusundan devamlı endişe içinde yasayan bir fare vardır. Büyücünün biri fareye acır ve onu bir kediye dönüştürür. Fare, kedi olmaktan son derece mutlu olacağı yerde bu kez de köpekten korkmaya başlar. Büyücü bu kez onu bir kaplana dönüştürür. Kaplan olan fare, sevineceği yerde avcıdan korkmaya baslar. Büyücü bakar ki, ne yaparsa yapsın farenin korkusunu yenmeye imkân yok. Onu eski haline döndürür. Ve der ki,”Sen cesaretsiz ve korkak birisin. Sende sadece bir farenin yüreği var. O yüzden ben sana yardım edemem.”der.

Konu o kadar da basit değil. “Devamı haftaya” şeklinde konuyu işlemek istedim.
Bu haftaki konu başlığımız: Korku Gerçekten var mı?
İngilizce de korku olarak ifade edilen FEAR; False Evidence Eppearance Real kelimelerinin kısaltılmasından oluşur. Türkçesi; “Gerçek Görünen Sahte Kanıt” demek. TDK’ya göre ise; “1) Bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü. 2) (ruh bilimi) Gerçek veya beklenen bir tehlike ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku, beniz sararması, ağız kuruması, kalp, solunum hızlanması vb. belirtileri olan veya daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygu.” olarak ifade ediliyor.

Bu durumda “korku”, duygularımızın bileşkesi neticesinde ortaya çıkan son hal olabilir mi?
Bizler neye sahibiz yada sahip olduğumuzu sanıyoruz. Başkaları ile karşılaştırılma düşüncesi korku sebeplerinden bir tanesi olabilir mi? Başkaları gibi olma veya olamama durumu/düşüncesi de korkuyu tetikliyor olabilir mi? Neden yer ve şekil değiştirmekten hoşlanmıyoruz? Ezberimiz bozulduğunda ne oluyor? Karşımızdaki bunu ne kadar anlıyor? Bize iyilik yaptığını zanneden kişi, olayı çözmenin mutluluğu içindeyken aslında bizi ne kadar zarar verdiğinin farkında mı? Her zamanki alışık olduğumuzdan farklı bir şey yapıldığında nasıl bir duygu hissettiğimizi fark ediyormuyuz? Hâlbuki tüm bu duygu bileşkelerinin hepsi tek bir duyguyu yani “KORKU”yu farklı şekilde yaşıyor olmamızdan başka bir şey değil.
O halde gelin “korku”yu anlamak ve hayatımıza “korkusuzca” yön vermek için onu ana başlıklar halinde ele alalım. Ve haftaya ilk olarak “korkuyu ne oluşturur?” sorusuyla yazımıza devam edelim.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir