Kışın ortasında, bahar havası yaşanan güzel bir günde, Yaşam Koçu Pelin Narin Tekinsoy ile HP Türkiye Kanal Satış Müdürü Mustafa Saka, yaşam koçluğu ile ilgili keyifli bir sohbet gerçekleştirdiler. Mustafa Saka’nın içten bir merakla sorduğu sorular ve Pelin Tekinsoy’ün aydınlatıcı yanıtlarıyla yaşam koçluğunun ne olduğunu, kimlere nasıl faydalar sağlayabileceğini, ne tür yöntemIerin uygulandığını öğrendiğimiz bu sohbeti Kanal + okuyucularının da zevkle takip edeceğine inanıyoruz.

Hedeflere ulaşmak

Yaşam koçluğunu, “kişilerin içinde bulundukları konum” ile “olmak istedikleri konum” arasındaki mesafeyi küçük • adımlarla aşmalarını ve büyük hedeflere ulaşmalarını destekleyen bir meslek dalı olarak tanımlıyor Pelin Tekinsoy.

Yaşam koçu olarak danışanlarına, şu anda nerede olduklarını ve aslında nerede olmayı istediklerini belirlemek ve bunun sonrasında da hedefler koyarak o hedeflere ulaşmak için adımlar atmakta yardımcı olduğunu açıklıyor. Mustafa Saka ise HP’de uzun yıllardır bîr koçluk> kılavuzluk mantığı olduğunu söylüyor ve “Elbette HP içinde herkes kişisel becerileri ya da mesleki becerileri açısından aynı düzeyde değil. Buna bağlı olarak kendini çeşitli alanlarda geliştirmek isteyen herkes, şirket içinde bir başka iş biriminden hatta H P’nin bir başka ülke organizasyonundan bir mentor (kılavuz-kişisel danışman! edinebiliyor,” bilgisini veriyor ve tam da bu şekilde işlemeyen yaşam koçluğundan kimlerin yararlanabiİeceğiıiisoruyar. “Yaşam koçluğu böyle bir danışmanlık olanağının farkında olan, bulunduğu yerden daha ileri gitmek isteyen ve ilerlerken birisinin kendisine tarafsızca yol arkadaşlığı yapmasına ihtiyaç duyan herkes için fayda sağlar. Bu ihtiyacın özgüven eksikliği ya da zayıflıkla ilişkisi yoktur. Hayatta herkes seçtiği yolda daha hızlı ve rahat yürümek İçin bir yol arkadaşına yani bir yaşam koçuna ihtiyaç duyabilir. Aile, arkadaş, eş gibi yakın paydaşı olmayan bir kişiyle insanın yaşadıklarını, sorunlarım, fikirlerini ve isteklerini paylaşması, dışarıdan bir gözün yardımıyla içinde bulunduğu duruma bakabilmesi önemli bir gelişme olanağı sunabilir. Yaşam koçunun varlığı insanın hayatta karşılaştığı tıkanıklıkları aşmasını, girdiği girdaplardan çıkmasını, gedikleri kapamasını hızlandırır ve kolaylaştırır. Bir yandan hedeflerine ulaşırken/ insan için en değerli kaynaklar olan enerji ve zamandan tasarruf etmesini sağlar,” diyen Pelin Tekinsoy, danışan kişinin psikolojik açıdan sağlıklı olmasının tek şart olduğunun özellikle altını çiziyor. Yaşam koçluğu meslek dalının psikoloji ve psikiyatriden çok farklı olduğuna, çünkü kesinlikle sağlıklı insanlar üzerinde uygulanan bir çalışma yöntemi olarak tanımlandığına dikkat çeken Pelin Tekinsoy “Yaşam koçiuğu meslek daimin üyeleri olarak bu konuda belirlenmiş etik kurallar çerçevesinde çalışırız, eğer bireyin psikolojik ve psikiyatrik rahatsızlığı varsa öncelikle bir uzmana yönlendiririz. Eğer bu durum bizimle paylaşılmadıysa çalışma yönteminin gereği olarak zaten zaman içinde sonlanacaktır,” diyor ve ekliyor: “Ancak bu türde rahatsızlıkları olmayan, kişilik yapısından, mesleğinden, cinsiyetinden, yaşından ve yaşadığı yerden bağımsız olarak, kendini iyice tanıyıp çözmeyi ve bunun üzerine belli alanlarda gelişmeler kat etmeyi hedefleyen herkes yaşam koçluğundan yarar sağlayabilir.”

Yönetici koçluğu, kurumsal koçluk, sporcu koçluğu, diyabet koçluğu gibi çeşitli farklı alanlarda yaşam koçluğu konusunda çalışmalar yapıldığını belirten Pelin Tekinsoy, bu alanlardan herhangi biriyle ilgili bir yerde tıkandığını hisseden kişinin bu tıkanıklığı en sağlıklı ve huzurlu bir biçimde aşabilmesi için yaşam koçluğunun bir seçenek olduğunu söylüyor.
İlerlemek için motivasyon ve odaklanma Bazen somut ve elle tutulur şeyleri anlatmak bile güç olurken bu kadar soyut bir hizmeti anlatmanın çok zor olup olmadığını ve bu hizmeti anlatırken nasıl somutlaştırdıklarını soran Mustafa Saka’ya Pelin Tekinsoy’un yanıtı şöyle oluyor: “Aslında ben bu hizmeti anlatırken bir miktar sizin sektörden yararlanıyorum. Birçok kişinin hayatında bilgisayar, yazılımlar, teknoloji artık ayrılmaz bir parça. Ben de tanıtım sırasında bilgisayar örneğinden yola çıkarak bu hizmeti anlatmaya çalışıyorum. Bilgisayarın donanım parçalarını oluşturan kasası, bağlantıları ve içindeki parçaları, insanın donanımı olarak tanıitilayabiIeceğimiz kişinin o ana kadar oluşturduğu kendi gerçekliği olarak düşünebiliriz ve herkesin gerçekliği de kendine göre değişir. Bilgisayardaki işletim sistemi ise insandaki bilince denk geliyor. Bilinç çocukluktan beri gelişen bir şey ve biz bilinci işletim sistemi gibi kullanıyoruz. Muhasebe gibi işe özel yazılımlar ise İnsanda duygular olarak düşünülebilir. Programa hangi veriyi girerseniz onunla ilgili cevap alırsınız. Kişi, de içinde bulunduğu durumda neyi algılarsa onu hisseder.
Bu örnekten yola çıkarak bu hizmeti anlatırken, ‘Birey olarak, bireysel yaşamınızda ya da iş yaşamınızda daha iyiye gitmek istiyorsanız/ motivasyonunuzu artırmaya, işe daha fazla odaklanabilmeye ihtiyaç duyuyorsanız, gelin birlikte çalışalım/ diyorum. Yaşam koçluğu aynı zamanda ‘özümüzde’ var olan yetenekleri fark etmemizi sağlayan bir sistem. Herkesin ilerisi için hedefleri oluyor. Bu hedefe ulaşmak için yol alırken yanınızda yol arkadaşı olarak bi r yaşam koçu olduğunda, daha hızlı ilerlemeniz mümkün oluyor. Çünkü yaşam koçu sizi motive ediyor, kendinizi tanımanızı sağlıyor, hangi yolları seçerseniz daha hızlı ilerleyebileceğinizi görmenize yardımcı oluyor.
Mustafa Saka bu noktada “Peki yaşam koçu bize neyin doğru, neyin yanlış olduğunu, yapılacaklar ve yapılmayacaklar listesini mi gösteriyor? Onu yapma, bunu yap diye emirler mi veriyor?” diye sorunca Pelin Tekinsoy hemen itiraz ediyor ve “Hayır kesinlikle değil, bu çok yanlış olurdu. Yaşam koçu yalnızca çalıştığı bireyin durumuna özel sorular sorarak kişinin doğru yere yönelmesine yardımcı olur,” yanıtını veriyor. Yaşam koçluğundaki asıl amacın kişilerin içinde bulundukları kör noktayı yakalamak ve sorduğu sorularla kişinin bunu fark etmesine yardımcı olmak olduğunu belirtiyor ve bu konuya açıklık getirmek üzere yaşam koçluğunun metodolojisini anlatıyor: “Yaşam koçluğu metodolojisi bir hedefe ulaşmak için eylem planlarının oluşturulması, stratejilerin belirlenmesi ve bunlara göre harekete geçilmesinin sağlanmasıdır. Ancak herkes birey olarak farklı olduğu gibi, hedefleri, eylem planları, stratejiler ve bunları gerçekleştirmek için davranış biçimleri kişiye özel olarak ortaya çıkar. Yaşam koçu bu çalışmaların • yapıldığı seanslarda bireyi dinler ve konu ile ilgili soru sorar ama öneride bulunması ya da yorum yapması doğru değildir. Açık uçlu sorularla kişinin kendini tanımasına, istediği hedefe ulaşmak üzere ne türde davranışlarda bulunacağını keşfetmesine, bunları yaparsa kendini nasıl hissedeceğini anlamasına ve kişinin seçeneklerini fark edip bunlardan kendine uygun olanını seçmesine yardımcı olur. Aslında yaşam koçluğunun daha çok doğru soru sorma tekniği olduğunu söyleyebiliriz.”
Yaşam koçluğunun aslında 1880’lerde sporcu koçluğundan çıkmış bir meslek dalı olduğunu anlatan Pelin Tekinsoy “ABD’deki takım koçu tanımından yola çıkılmış, daha sonra Freud’un öğrencileri olan Adler ve Jung tarafından da ele alınmış ve onların yaptığı araştırmalar sonucunda sistematik bir yaklaşım haline gelmiş. 50’li ve 60’lı yıllarda ise ABD’deki şirket sahibi ve patronlarının kişisel sorunlarını gizlice paylaşabilmek adına spor yaparken sporcu koçlarıyla konuşmalarıyla, sosyal içerikli olarak gelişen bir meslek dalı olarak bugünkü şekline doğru ilerlemiş,” şeklinde aktarıyor.

Yaşam koçuyla çalışma şekli
“Siz nasıl yaşam koçu oldunuz ve yaşam koçluğu almak isteyen bir kişi ne yapabilir?” diye soruyor Mustafa Saka. Kendisinin Türkiye’de yaşam koçluğu eğitimi veren FA Koç Akademi’den yetişip, sertifika sahibi olduğunu söyleyen Pelin Tekinsoy, Türkiye’de bu akademiden yetişmiş olup diyabet ve diyet koçluğu, yönetici ve kurumsal koçluk konularında adını duyurmuş kişiler olduğunu belirtiyor. Bir yaşam koçuyla çalışmanın kendisi için faydalı olacağını düşünen kişilerin ise öncelikle iyi yetişmiş ve kendine uygun bîr yaşam koçu bulması gerektiğini söyleyen Pelin Tekinsoy, “Bana ilk başvuran kişilerle önce ücretsiz bir tanıtım seansı yapıyorum. Bu seansta kendimi tanıtıyorum, yaşam koçluğunun ne olduğunu ve nasıl işleyeceğini aktarıyorum ve o kişinin bu hizmetten nasıl bir fayda sağlayabileceğini ortaya koymaya çalışıyorum,” diyor. Daha sonra eğer başvuran kişi yaşam koçluğu almaya karar verirse, neleri sevdiğini, güçlü yanlarını, hangi yönlerini daha güçlü hale getirebileceğini, neleri unuttuğunu ve neleri hatırlamasının iyi olacağını ortaya koymayı ve gelişmeleri izlemeyi amaçlayan çeşitli çalışma formları doldurarak işe başladıklarını söylüyor. Sonraki seanslarda varılabilecek noktalarla ilgili çeşitli çalışma notları çıkardığını anlatıyor.
Mustafa Saka, Pelin Tekinsoy’a bu çalışmaların ne kadar sürdüğünü de soruyor. “Bireysel koçluk alanlarında en verimli uygulama haftada bir saatin ayrılarak toplam 12 seansın yapıldığı 3 aylık bir çalışmadır. Kariyer koçluğunda iki haftada bir 6 aylık bir çalışma daha uygundur. Bundan sonra kişi çalışmayı talep ederse bir yıl boyunca ayda bir kez toparlanma ve değerlendirme seansları yapılabilir. Ancak danışan yaşam koçuna ihtiyacı olduğu anda arayarak da görüşme talep edebilir/” yanıtını veren Pelin Tekinsoy “Düzenli seanslar dışında kişiler içinde bulundukları durumla ilgili olarak o anda bu hizmete ihtiyaç duyarlarsa, telefonla bile tek seferlik (spot koçluk) çalışma yapabiliyoruz,” diyor.
Bu keyifli sohbetten çıkardığımız kadarıyla insanın gerek duyduğunda hayatta yalnız olmayacağını, dışarıdan bir gözün yardımıyla/ tarafsızca hayatının fırsat ve tehditlerini değerlendirebileceğini, çıkmazlardan hızla ve kolayca kurtulabileceğini bilmesi güzel. Hızlı ve kolayca ilerlemek için bir yol arkadaşına ihtiyaç duyarsanız, artık yaşam koçlarından destek alabilirsiniz.