Bir zamanlar, dünyanın düz olduğuna inanan adamlar bilimle dünyanın yuvarlak olduğunu kanıtlamışlar. Aynı şu anda insan doğasına sadece IQ nun (zeka katsayısı)hakim olmadığı gibi.

Bugünlerde duygusal zeka EQ hem iş yaşamında hem de sosyal hayatta anılır konu başlıklarından biri
Genel olarak: “Kendimizle, başkalarıyla ve çevremizle başa çıkabilmeyi kolaylaştıran, Duyguları tanıma, anlama ve etkin biçimde kullanma yeteneği” olarak tanımlanmaktadır.
Bunlar Daniel Goleman tarafından bir dizi yetkinlik olarak sınıflandırılmış. 21 yetkinlik tanımlayan Goleman’ın; ana başlıkları, kendini tanıma, kendini yönetme, sosyal farkındalık ve ilişki yönetimidir.

Duygusal zekanın sınıflandırılan ise altı ilkesi var;

1)duygu, bilgidir
2)duyguları görmezden gelmeye çalışabiliriz fakat bu bir işe yaramaz
3) duyguları saklamaya çalışabiliriz, fakat düşündüğümüz kadar başarılı olamayız
4)Kararların etkili olabilmesi için duygularla işbirliği yapılmalıdır
5)Duygular mantıklı olanı örnek alırlar,
6) Evrensel geçerliliğe sahip duygular bulunmaktadır fakat yinede özgündür.

Biz istesek de istemesek de, duygularımızın hem kendimizin, hem de başkaları üzerinde etkisi vardır. Basitçe hiçbir karar aslına bakarsanız duygulardan yoksun verilmez. Bazı araştırmacıların ve filozofların sıklıkla yaptığı temel hata, zihni bedenden ayırmalarıdır. Böyle yaparak, bedenimizden ya da duygularımızdan kaynaklanan mantıksal olmayan istekleri, uzaklaştırması gereken akılcı (zihni yada düşüncesi olan) varlıklar olarak, kendi karakterinize karşı çelişkili bir bakış açısı yaratmış oluyoruz. Bu tür bir görüş günümüzde dahi birçok kişi tarafından benimsenmekte olduğunu; daha henüz bitirdiğim “Duygusal Zeka Yöneticisi” kitabından sizlere aktarmaktayım.

Sizde bu yazılanlardan sonra “Duygusal Zekânızın” nasıl işlediğini bilmek istemez miydiniz?