Gazete Yazıları

ANLAŞMA

Anlaşma başlığı okuduğunuzda, zihninizden bir anda, birkaç konu başlığı geçmiş olabilir. Burada birbirimizi anlamak için neler yapıyoruz ile ilgili yazacağım.

Şu an okuduğum, D.M. Ruiz, D.J.Ruiz ve J.Mills’in yazmış oldukları, “Beşinci Anlaşma” adlı kitapta;  algıyı bir madeni paranın iki yüzü şeklinde ifade ederek anlatıyorlar. Bir yüzünün bizim algıladıklarımız, diğer yüzün ise algıladığımız her ne ise, ona verdiğimiz anlamlarla ilgili.

Ve, şöyle devam ediyorlar: “-Bir hakikat dediğimiz, algılamanın nesnesi vardır. Bir de ancak bakış açısı dediğimiz bizim hakikati yorumlamamız. Hakikat nesneldir, ona bilim deriz. Bizim hakikati yorumlamamız ise, özneldir; ona da sanatderiz.”

Aslına bakarsanız, ifade edilen bilim ile sanat; hakikat ile bizim hakikati yorumlamamız şeklinde de çok net biçimde yorumlayabiliriz. O zaman buradan baktığımızda; bazı kişilik profillerinin, oldukları yerde, duydukları sözcükleri, kendilerine göre anlamlandırarak yaşamaları hiç de anormal gözükmüyor. Anormal olan, oraya, o kurguya nasıl vardıkları ! İnsan doğası, aslında hiçte içinde bulunmadığı bir döngünün içine, kendini nasıl çekiyor? Varmış gibi nasıl yapıyor? Ve bizler, kimlikleri ile bütünleştiğini sandığımız bu insanlara hangi çerçeveden bakıp, saygı duyuyoruz? Bu bir öğretim üyesi, bir işyeri müdürü, mühendislik eğitimi almış bir mühendis, ya da bir genel müdür olabilir.

Kitapta bu konu ile ilgili devam eden ifade ise; “-Tüm insanlar hakikati algılamak üzere programlanmıştır ve bunu yapmak için aslında bir lisana ihtiyacımız yoktur. Ancak hakikati ifade etmek için bir lisan kullanmak zorundayız, işte bu ifade de bizim (yani bireyin) sanatımızdır.” şeklindedir.

Eğer bu yazıyı okuyorsanız, bundan sonra hepimiz için dileğim; ortak akılda toplanan bilgilerin, bizler tarafından doğru yorumlanarak, hem bedensel hem de sözcüksel şekilde doğru olarak yansıtılması ve algılanmasıdır. Kalın sağlıcakla!

Related Posts