28 Ara 2015

Sevgilim “PARA” ya Mektup

1 Yorum

Seni SEVİYORUM. Belki de daha önce hiç bu kadar açık olmamıştım sana bunu ifade ederken. Ne yalan söyleyeyim epeydir söylemediğim için, biraz da utandım söylerken. Son zamanlarda beni, eskisinden daha iyi anladığını biliyorum. Çünkü bende seni, geçmiştekinden çok daha iyi anladığımı fark ediyorum. Kime gitmek, ne yapmak istediğini ve istemediğini, net olarak ifade ediyorsun. Fakat herkes (Ayşe, Ahmet, Nazlı, Murat, ben, Nergis ve diğerleri) seninle olan ilişkimizi sevgimizle koşullandırdığımızı henüz anlıyoruz.

Seni hep başkalarıyla ve yapacaklarımızla aramıza koyduk. Aslında sen de herkes gibi, araya girmek istemiyordun. Kim ister ki, ilişkilerin ve tabiî ki başkalarının arasına girmeyi! Sinemaya giderken ya da tatil planları yaparken, seninle olan ilişkimizi hep hesaplamak durumunda kaldık. Konuşmalarımızda hep seni bahane ettik. Sonrada bu koşullandırmalara mantıklı sebepler bulup, kurallarımızı yıkamadık. Seninle olan ilişkimizi de bozduk. “İlişkin kadar konuş!” dendiğinde; bana ne zaman gelip gittiğin, ne kadar bende kalacağın, bana ne kazandırdığın, seninle birlikte neler yapabildiğim ve yapabileceğim, aklımdan hızlıca geçen düşüncelerdi.

 

Seninle ne zaman tanıştığımı hatırlamıyorum. Ama seni benden ilk çaldıklarında ortaokulda bir genç kızdım. Canım çok acımıştı. Kimin ellerindeydin şimdi benden habersiz! Çok ağladım, kızdım beni terk ettiğin için. Çok aradım, bulmak istedim saklandığın yeri. Sessiz sedasız ayrılmıştın, başka ellerle aldatmıştın beni. Ya da ben saf halimle öyle düşünüp kendimce çıkış yolu bulmuştum kalbime. Başkalarını ısıttığını düşünüyordum. Benimse içim yanıyordu. Bir daha asla seninle bir yere gitmeyeceğime söz verdim. Ve şimdi anlıyorum, neden küçük küçük zaman aralıklarında, küçük meblağlarla beni ziyaret ettiğini. Beni üzmek, eski hatıraları canlandırmak, acıları yaşatmak istemiyordun. Bugün seni anlıyor ve her halinle kabul ediyorum. Söz veriyorum. Aramızdaki eski anıları düzeltmeye şu anda söz veriyorum. Her gün her seferinde yeniden güne başlıyoruz. Her gün değişiyor, sende değişiyorsun ama benim hala eskide takılı kaldığımı fark ediyorum. İlişkimizde, eskiye takılı kalmayacağımı kendime hatırlatıyorum.

Her bana yeniden geldiğinde sana farkında olmadan sırt çevirmişim. Özür dilerim. Beni affet. Benimle beraberken bana nasıl bereketle geldiğini unutmuşum. Seninle neler yaptığımı, yaşadığımı es geçmişim. Tabii kendime teşekkür etmeyi de! Seni kazanmak ve benimle daha fazla birlikte olmanı sağlamak için nasıl koşuşturduğumu! Beni ziyaret ettiğinde sahip olduğum sağlığımı unutmuşum. Sağlıksız olduğumda ziyaretinin azaldığını ve hatta benden uzaklaştığını yeni fark ediyorum. Hangi sağlığım mı? Akıl sağlığım. Sana karşı olan duygu ve düşüncelerimi anladığında ve hatta emin olduğunda; belki de bunu yüzüme haykırmak istedin. Ama sessizce, olgunca ve sana yakışır bir şekilde terk ettin bulunduğun yeri, beni. Belki de bir sonraki mektupta ilişkimizin “akıl sağlığı” üzerine konuşmak istersin, çünkü ben isterdim.  En kısa zamanda, en uzun birliktelikle yeniden bir arada olmayı diliyor ve niyet ediyorum sevdiceğim. Sevgim*le.

Pelin

 

Ekonomi Dünya  (Sevgilim “PARA” ya Mektup)

Share on Facebook0Share on Google+0Share on LinkedIn0Tweet about this on Twitter0
[yukarı]