18 Eki 2016

İLETİŞİMDE PARASAL İFADE ŞEKİLLERİ

0 Yorum

 

Araştırmalar; iletişimde ifadenin %55 beden dili, % 38 ses tonu ve % 7 de sözcük kullanımından oluştuğunu gösteriyor.

Peki iletişimdeyken bu 3 aracı nasıl kullandığınızı farkında mısınız?

Sözcükleri nasıl ve hangi ses tonuyla kullanıyorsunuz? Hızlı konuşarak, yeni moda cümleler seçerek ve çok kelime kullanarak kendinizi doğru şekilde ifade ettiğini mi düşünüyoruz? Yüksek ses tonu ile konuşmanın sesinizi daha fazla duyurduğuna mı inanıyorsuuz? O halde muhtemelen yanılıyorsunuz.

Özellikle de bu yüzyılda ve yaşadığımız bu günlerde, sosyal medyanın da yaygın olduğu günümüzde, iletişim oldukça sadeleşmeli haline. Fazladan sözcükler, ağdalı ifadeler eski de kaldı. Şimdi her şey olabildiğince kısa, açık, net ve anlaşılır olmalı. Olaylar çok hızlı akarken karmaşık ifadelerle kafa karıştırıyorsanız bilin ki yalnızlaşacaksınız. Dolayısıyla para da size gelme yollarına arayacak. Aynı onun sizi bulması için çaba göstereceğiniz gibi. Çünkü iletişimin %7 si sözcük ve %38 de ses tonu ise; bunu yani kelime kullanımı, seçimi ve ses tonu ayarlamasını uzun süre egzersiz yapmanız da fayda var. Size şan dersi alın demiyorum. Fakat insanları etkilemeniz, ilişkilerin devam etmesi ve özellikle de ticaret yapıyorsanız bu ifade ettiklerim neredeyse şart oldu diyebilirim.

Günümüzde zamanla yarıştığımızı da ayrıca düşünecek olursak, konuşmaktan çok, hareket halinde olduğumuzu gözlemleyebiliriz. Yani % 55 beden dili, diğer ifade etme yeteneklerimize göre daha aktif rol oynar. Bu sebeple, yüksek sesle ve çok konuşmak; anlaşılmamızı zorlaştırıp kafa karışıklığı yaratabilir. Sinsice, anlatan ve dinleyen kişiyi yorabilir. Anlaşılmadığınızı düşünüp konuşmaya devam etmek; özgüven eksikliği, yetersizlik, detaycı, konuya hâkimiyetinizin azlığı, ikna etme çabası, vb. pek çok olumsuz düşüncenin, sizinle ilgili olarak belirmesine sebep olabilir. Bu hem iş, hem de özel ilişkileriniz içinde geçerli. Özellikle de özel ilişkinize yeni başladıysanız ve yeni bir işin başlangıcındaysanız.

O halde ne yapmalıyız? Nereden başlamalı, konuşurken ve hareket halindeyken neye dikkat etmeliyiz?

Durumun farkında ve hatta rahatsız mıyız? Yoksa gerine gerine dolaşırken farkında olmadan kendimizi sabote mi ediyoruz? Ayrıca, dışarıdan şaka yollu da olsa bu durumla ilgili uyarılar alıyor muyuz?

Öyleyse, ilk olarak; ifadelerimizde kısa ve öz cümleler kuralım. Sesimizi kontrol edip, daha çok dinlemede kalalım. Paylaşmak istediğimiz konuları sırasıyla listeleyip; hem bizim, hem de karşımızdakinin kafa karışıklığını önleyip, takip edilmemizi kolaylaştıralım. Özellikle de telefon konuşmalarında bunu yapabiliriz. Hem işimizi halledip hem de sağlık açısından telefonları kısa süreli kullanmayı öğrenebiliriz. Zamanı verimli kullanarak, daha çok konuya değinebiliriz. Olumsuz ifadeler yerine, olumlu cümleler kurabiliriz. Sakince ve az kelime kullanarak, bedeni ve zihni yormadan, günün sonunu da tükenmeden getirebiliriz. Anlamadığımız veya anlaşılmadığını düşündüğümüz konuları soru sorarak aşabilir, hatta açabiliriz. Konuşmamız süresince veya sonunda, dinleyenlere sorular sorarak dinleyici olmaktan çıkarıp, konuya dahil edebiliriz. Son olarak; tün bunları tek tek incelediğiniz ve üzerinde düşündüğünüzde, para ile ilişkisini kurabilir, paranın hayatımızdaki varoluş şekli ve usulce hayatımıza yayılma durumunu keşfedebilirsiniz. Bunu keşfettiğinizde para biriktirme kanallarınızı fark eder ve paranın hayatınızdaki bereketini arttırma yollarını seçebilirsiniz. Eğer hala farkında değilseniz tabi ki beraber çalışabiliriz.

Bereketli haftalar, bol kazançlar dilerim.

 

EKONOMIDUNYA.COM  

Share on Facebook0Share on Google+0Share on LinkedIn0Tweet about this on Twitter0
[yukarı]